Telepati

Mayıs 23, 2016 | Gökhan HANİ

HTML Editor - Full Version

 Telepati Eğitimi 

Duyu dışı algı yoluyla iletişim kurma sanatı olarak Allahın insanlara el-Batın-el Habir isim ve sıfatlarıyla ruh ve zihin gücünün yansıma projeksiyonu olarak verdiği en önemli bir dış algılama ve algıları kavrama sanatıdır. Telepati=alıcı+verici+imajinasyon+frekans+modül+sembol altıgeninin uzay geometrisinde orijin sayısının, mental korelâsyon parametrik dizilimi teoreminin 41+3*6(62+812) sayı formülasyonudur.

Mental korelasyon parametresinin insan beyninde yaydığı EEG(elektroansefalografi) ölçümünün deki enerji dalga boyutları:

Algı da dâhil olmak üzere

40 Hz Gama(x) Dalgaları yüksek zihinsel aktivite, sorun çözme, astral seyahat(Tayy-i mekân) ve Bilinçaltı ruha dönüş, Telepati, Durugörü, Duyu işiti, Duyu koku, Lucid rüya,  Düşünce gücü enerjisi

13 – 40 Hz Beta Dalgaları, Aktif, Meşgul ya da Endişeli Düşünme ve Aktif Konsantrasyon, Uyarılma, Biliş…


7 – 13 Hz Alfa Dalgaları Dinlenme (uyanık iken), Uyku Öncesi ve Ön-Uyanıklık Uyuşukluk…


4 – 7 Hz Teta Dalgaları, Derin Meditasyon, Rem uykusu…


0–4 Hz Delta Dalgaları Derin Rüyasız Uyku, Vücut Farkındalık Kaybıdır.

0–40 Hz Omega perispri Dalgaları, Tüm Vücutta Gezen ve Ruh Enerjisini Standart olarak dağıtan enerjidir. Otistik ve spastik kişilerde gezinti perispri 0–10 Omega Hz gücüdür.

Telepati:

Telepati parapsikoloji literatüründe, düşünceler arasında doğrudan doğruya bağlantı kurulması, iki zihin veya ruh arasında imaj, fikir, sembol tarzında ortaya çıkan etki alış verişidir. Bilinen duyular, ya da herhangi bir araç kullanmaksızın, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihin'e gönderilip, alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir.

Tele-pati: kendisinde bir içgüdü, bir imaj, bir koku ve bazen de sesler halinde olan, bir fikri alma kabiliyeti. Telepati mental seviyedeki birçok psişik ve spirit olayların, fenomenlerin esası olmasından dolayı önemlidir. Ruhsal irtibatlar, derin telepatik bir birleşmedir. Telepati, evrensel bir bilgi iletişim aracıdır.

Telepatide, alıcı ve verici olmak üzere en az iki kişi vardır. Telepati esnasında düşüncesini yayan, gönderen kimseye ajan (Agent) yani verici denir. Alıcı (Percipiant) ise telepati deneylerinde süje olarak geçer. Parapsikolojide kapsamında araştırma konusu olan telepati, insan zihninin ve psişik varlığının zamanla körelmiş bir yeteneğidir.

Devamlı çalışmak suretiyle bu yetenek gelişebilir telepati yeteneği hemen hemen hepimizde bulunmasına rağmen, daha başarılı sonuçların alınmasında kişiler arasındaki heyecansal uyumun olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Birbirlerine âşık olan insanların, anne ve çocukların, çok samimi dostların, kardeşlerin, patron işçi ilişkisi, uzaktan kişileri etkileme veya buna benzer birbiriyle sempati bağları bulunan insanların birbirlerini, konuşmaksızın daha kolaylıkla anlaşabilmelerinin bir sebebi de budur.

Telepatik alış veriş sırasında telepatik verici, bir fikri kendi zihninden alıcının zihnine yansıtırken daha çok bu fikri içeren bir enformasyonu aktarmaktadır. Bu enformasyonlar, alıcının zihnine bir psi(ruh) alanı vasıtasıyla aktarılır. psi(ruh) alanı vasıtasıyla aktarılan enformasyon özel dalgalar halinde yayılmaktadır; telepati olayını bilimin henüz bilemediği bir güç sağlamaktadır. Nitekim hayvanlarda algılama sınırları insanlardan farklı olduğundan, bir araca, bir gerece gerek duymadan, örneğin bir köpek, bizlerin kulaklarımızın duymadığı tiz bir düdük sesini duyup, ona uyabilir. Yine çoğu evcil hayvanlarımızla, bazı diğer hayvanlar, depremlerden önce, deprem tesirlerini algılayıp, bir takım huzursuzluk belirtileri gösterebilirler.

İşte bunlar gibi, beş duyumuzla  algılayamadığımız ruhsal tesirlerden biri de, 'telepati’dir. Psişik yetenekler insanla ilgili olduğuna göre, hepsinin tarihini insanlığın başlangıcına kadar indirmek mümkündür. Fakat yazılı kayıtların hepsinde, değişik zamanlamalar rastlanmaktadır. Örneğin 19. yüzyıla kadar telepati için düşünce nakli (transmisyonu), zihin okuma, zihinsel haberleşme gibi adlar kullanılagelmiştir. belki de parapsikoloji terimleri içerisinde en çok tanınan, en çok bilinen fenomen telepati fenomenidir.

Birçok kişi telepati hakkında şöyle veya böyle birtakım bilgilere sahiptir. farklı alanlarda bu fenomen değişik şekillerde kavramlaşmıştır. Örneğin bu yetenek için zihin okuma, zihinden zihne haberleşme, düşünce transmisyonu gibi ifadelerde kullanılmaktadır. Rusya ve eski doğu bloğu ülkeleri de bio enformasyon terimini kullanmayı tercih etmişlerdir.

Telepati, düşünceler arasında doğrudan doğruya bağlantı kurulmasıdır. İki zihin veya ruh arasında imaj, fikir, sembol tarzında ortaya çıkan etki alışverişidir. Bilinen duyular, ya da herhangi bir araç kullanmaksızın, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihne gönderilip, alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir. Telepati: yunanca tele (uzaktan) ve pathos (duygu, düşünce) kelimelerinden telepati kelimesi türemiştir. duyu dışı algı yoluyla iletişim kurma sanatı, telepati uygulama teknikleri modül-verici-frekans-modül-alıcı formüllerin bileşkesinden oluşur. telepatik bağlantıyı kurabilmek için teknikleri bilmek şarttır.

Telepatik iletişiminin en zor kısmı frekans ayarlama ve alıcı modülü kurmadır. Telepatik bağlantıyı kurma ile insanlar uzakta olan tanıdığına veya tekniklerini öğrenmeyle birlikte istenildiği insan ile duyu dışı algı yoluyla iletişim kurabilir. bu yetenek bütün insanlarda vardır. telepatinin frekans ayarlaması ve modül kurması akademik teknik eğitim gerektirir. Telepati, -popüler anlamıyla- birbirlerinden uzakta farklı yerlerde bulunan kişilerin ek hiçbir teçhizat olmaksızın (beyinlerinden başka!) aralarında gerçekleştirdikleri düşünce aktarımı olarak bilinir. (gerçekliği ve doğruluğu mevcut Ortodoks egemen bilim anlayışınca reddedilmekle beraber, böyle bir fenomenin gerçek olması ve kontrol edilebilmesi durumunda sağlayabileceği potansiyellerin büyüklüğü, geçmişte Sovyetler birliği gibi resmi ideolojisi materyalizm-ateizm doğrultusunda şekillenmiş bir ülkenin dahi bu konuya eğilmesine sebep olmuştur. ) kelime kökeni itibariyle ise, yunanca tele-patheia: uzaktan-etkileşim anlamına gelmektedir. Yani, arada bilindik anlamda herhangi bir iletim teçhizatı olmaksızın enformasyonun-bilginin kâinatın bir noktasından diğer bir noktasına anlık olarak taşınması anlamındadır.

Kuantum telepati ise, kuantum fiziğinin önümüze serdiği garip olgulardan bir tanesini tanımlamakta kullanılan bir terim. Bu olgu, atom altı seviyedeki âlemin üyelerinin fiziksel ölçülebilir niceliklerinin bilgisini (enerji, momentum vb.) birbirleri arasında adeta telepati yapar şekilde davrandıklarıdır. Olgunun ilk gündeme gelişi, kuantum fiziğinin doğmasında büyük katkıları olan fakat daha sonraları bu yeni fiziğin ihtimallere ve belirsizliklere dayalı kâinat tasavvurundan hoşlanmayarak muhalif bir pozisyon alan Einstein ın, kuantum fiziğinin öngörülerini çürütmek amacıyla doktora talebeleri podolsky ve rosen ile 1935 yılında ortaya attığı epr (Einstein-podolsky-rosen) düşünce deneyi (1) ile olmuştur. (1) düşünce deneyi: insan aklından ve düş gücünden başka bir düzeneğe ihtiyaç duymayan hayali deneylere verilen genel isimdir.

Fakat elbette bu tür deneylerin kurgulanmasında fizik yasaları temel alınmaktadır. (*) deneyin, david bohm un önerdiği daha basit bir versiyonunu anlaşılabilirliği artırmak amacıyla basitleştirilmiş bir dille sunuyorum. Bu yazı makalesinde; telepati durumları, telepatinin kolay algılanması için örnekleme yoluyla telepatinin bilimsel açıklamaları, mesafeleri, neden olan etkenler ile ilgili düşüncelerimin yanı sıra; dünya teknolojisinin veya dünya biliminin hangi seviyede olduğu yer almaktadır... Nasıl ki radyo, TV, uydu... Ses, görüntü, sinyal... Dalgaları belirli veya belirsiz frekanslarda yayılıyorsa; beyninde düşünülen düşüncelerde (içten veya dışarıya vurulmayan; konuşma, yazışma, beden dili... olmaksızın) beyinden dışarıya ses, görüntü, sinyal...

Dalgaları gibi belirli veya belirsiz frekanslarda yayılır. Örnek: durgun suya damlayan bir su damlası nasıl ki suda dairesel bir dalga oluşturursa; beyinde düşünülen düşünceler de aynı şekilde dalgalanmalar oluşturur. Suya sürekli su damlaları damladıkça dalgalar sürekli tekrarlamalar oluşturursa; aynı şekilde de beyin sürekli düşündükçe bioelektromanyetiksel dalgalar sürekli tekrarlamalar oluşturur. Dünyada yerde bulunan radyo istasyonundan çıkan ses sinyalleri; gökyüzünde bulunan iyonosfer [atmosferin elektromanyetik dalgaları yansıtacak miktarda iyonların ve serbest elektronların bulunduğu yeryüzünden gökyüzüne kadar 70 km ile500 km lik kısmı. 2. arz atmosferinin dış bir kuşağı. Güneşten veya yıldızlararası uzaydan gelen ışımalar, burada atmosfer gazlarının atom ve moleküllerini iyonlar veya elektrikle harekete getirir. iyonosferin yüksekliği zamana ve mevsime göre değişir fakat sınırının 25 ila 50 mil arasında olduğu kabul edilir.

Işıma ve yansıtma özelliklerine göre çeşitli tabakalara ayrılır. Karakteristik bir olay, bazı radyo dalgalarını yansıtmasıdır. Bu katmanda gazlar iyon halinde bulunur. Bu yüzden radyo dalgaları çok iyi iletilir. Sıcaklık yüksektir, ancak gazlar çok seyrek olduğu için sıradan bir termometreyle ölçülen sıcaklık düşüktür.] [1] tabakasına çarpıp daha geniş bir çapta gökyüzünden yeryüzüne doğru yayılır. Örnek: ses yankılanması gibidir. Beyin, bir düşünce organı olmakla birlikte; vücudumuzun komuta organıdır. Bedensel anlamda beynimizde bulunan milyarlarca sinir hücrelerinin birleşmesiyle oluşan bir organımızdır. Beynimizdeki sinir hücreleri vücudumuzdaki tüm hücreler ile bağlantılıdır. Beynimizdeki sinir hücresinden yayılan bir sinyal hangi hücreleri harekete geçirmek istiyorsa o hücrelere sinyal gönderir; sinyalleri alan hücrelerce sinyaller algılanır. Bu gibi sinyalleri; bioelektromanyetiksel sinyaller olarak tanımlayabiliriz.

Beynimizin hücrelere komut vermesiyle birlikte vücudumuzun uzuvlarını, kaslarını... Hareket ettirir. Bu durumun tam tersi de olabilir. Yani hücrelerde beynimize bioelektromanyetiksel sinyaller gönderebilirler. Fakat beynimizin komuta ihtiyacı yokken neden hücreler beynimize sinyal göndersin? Hücrelerin beyne sinyal gönderilmesindeki amaç; hücrelerin risk altında olduğunu beyne iletmesidir. Hücrelerden beyne gelen bioelektromanyetiksel sinyaller beyinde algılanır.

Beynimiz hücrenin risk altında olduğunu algılar. Beyin hücreyi savunma amaçlı tekrar aynı hücrelere farklı bioelektromanyetiksel sinyaller gönderir. Hücreler beyinden gelen bu sinyalleri tekrar algılar; hücreler savunma amaçlı hareket ederler. [vücudumuzun dışarıdan gelen ışık, ses, darbe gibi bir uyarıda ani ve hızlı bir hareketle tepki göstermesine örnek: refleks gözümüze fazla ışık geldiği zaman gözlerimizi kapatmamız, aşırı ses duyduğumuz zaman kulaklarımızı kapatmamız, elimizi veya vücudumuzu çok sıcak veya çok soğuk suya deydirdiğimiz zaman sudan çıkartmamız... Bu gibi durumların hepsi hücrelerden beyne gönderilen sinyallerdir. Ve beynin bu gibi durumlara tutumu refleks olarak tanımlanır.

Hücrelerden beyne gelen bioelektromanyetiksel sinyaller aynı zamanda görmemiz, duymamız, hissetmemiz... İçin beynimize yardımcı olurlar. Örnek: dilimiz ile şeker ve tuz arasındaki farkı algılamak, gözlerimiz ile renkler arasındaki farkları algılamak, kulaklarımız ile sesler arasındaki farkları algılamak, tenimiz (deri) ile dokunulanlar arasındaki farkları algılamak... bioelektromanyetiksel sinyaller hücreler ve beyin arasında olduğu gibi: hücreler ve hücreler arasında veya beyin ile başka bir beyin arasında etkileşimde bulunurlar. Örnek: birisi size dokunduğu zaman dokunulduğunuzu hissedersiniz. Tokalaşma esnasında dokunduğunuz ( temas) kişinin elinin soğuk veya sıcak olduğunu algılarsınız. Bunun nedeni hücreler arasındaki sıcaklık farkının beyine iletilmesidir. Bu gibi durumların; farklı hücrelerin etkileşimde bulunduğunu basit bir örnek ile açıkladık. Bu örnek aynı zamanda beyin ile başka bir beyin arasında etkileşim kurduğunu da ispatlar.

Beyin ve beyinler arasındaki bioelektromanyetiksel sinyaller etkileşmesini telepati olarak tanımlayabiliriz. [radyo istasyonu, bir ses yayın organıdır. Geleneksel anlamda yayın havadan radyo dalgaları ile gerçekleştirilir. Günümüzde radyo istasyonları yayınlarını internet, kablo bağlantısı ve uydu gibi araçlarla da yapabilmektedirler. Klasik anlamda radyo dalgaları ile yayın yapan istasyonlar günümüzde am (amplitude modulation-genlik modülasyonu) ve FM (frequency modulation-frekans modülasyonu) olmak üzere 2 değişik yayın tekniği kullanırlar. Ancak, son yıllarda internet kullanımın hızla yayılmasıyla beraber, internet üzerinden yayın yapan radyolar da radyo dünyasına katılmıştır.] radyo istasyonu verici, radyolar alıcıdır.

Telsiz telefonlar, telsizler hem alıcı hem vericidir. Radyo istasyonu, TV istasyonu, telefon istasyonu... Veya telsizi kapatmamız durumunda verici olmadığından alıcılarda hiç bir sinyal algılamaz. Bu gibi durumlar bize dört farklı özellik belirtir. Verici istasyon, alıcı istasyon, hem verici istasyon hem alıcı istasyon, kapalı istasyon. [elektromanyetik dalga alıcısı; radyo dalgaları'ndaki ses modülasyonunu önce elektronik ortama sonrada sese çeviren elektronik alet; alıcı.]

Telepatide de aynı özellikler bulunmaktadır.

1. Verici istasyon durumu: düşünceleri yayan (düşünen),

2. Alıcı istasyon durumu: düşünceleri algılayan,

3. Hem verici hem alıcı istasyon durumu: düşünceleri hem ileten hem de algılayan,

4. Kapalı istasyon durumu: beyinler arası bioelektromanyetiksel iletişiminin olmaması veya farklı nedenlerden dolayı alıcıların veya vericilerin meşgul olması, bozulması... örnek: radyo, TV bozuk ise veya telefonlar meşgul ise

5. İmajinasyon ile frekans sağlama vericinin, alıcıyı algılayabilmesi veya imgeleyebilmesi için hayal kurma kombinasyonlarının olması örnek: hediye, renk ve obje

6. Modül veya modem yani alıcı ve verici arasında bağlantıyı sağlayıcı etken. Dünyadaki çoğu insan şu an ki zaman diliminde kapalı istasyon durumundadır. Yani çoğu insan bir şeylerle meşgul...

Radyo sinyal dalgalarının yayın mesafesi:

1. kısa dalga dinleyicisi swl (short wave listener ) yayını.

2. orta dalga yayını (mw- mid wave) ve FM normal bir radyo alıcısında.

3. uzun dalga yayını (lw- long wave)

4. uluslararası yayın am (genlik modülasyonu) (amplitude modulation) ile yayın yapmaktadır.

TV sinyal dalgalarının yayın mesafesi:

1. yerel TV yayını.

2. ulusal TV yayını.

3. uluslararası TV yayını.

4. uzay uydu TV yayını telepatide bu durumlar ile aynı gibidir:

1. kısa mesafe telepati

2. normal mesafe telepati

3. uzun mesafe telepati

4. uluslararası mesafe telepati

5. gezegenler arası mesafe telepati

6. galaksiler arası mesafe telepati

7. henüz bilinmeyen, görülmeyen, gizlenen var oluşlar ile telepati. Örnek:18 bin âlemden ruhlar âlemi.

8. meleklerle olan telepati

9. namazda secde de baş konulurken ki; ilahi telepati beyinden gelen bioelektromanyetiksel sinyaller vücudumuza yayıldığı gibi vücudumuzun dışına da yayılabilir. Elektrostatik yayılmada olduğu gibi. Örnek: radyo istasyonundan çıkan elektromanyetik sinyaller ne kadar kuvvetli (güçlü) yayınlanırsa; elektromanyetiksel sinyal dalgaları bir o kadar uzak mesafelere ulaşır. Aynı şekilde beyinden çıkan bioelektromanyetiksel düşünce dalgalar ne kadar içten (kalben) düşünülürse; bioelektromanyetiksel düşünce dalgaları da bir o kadar uzak mesafelere ulaşır. Yukarıdaki tüm olguların ilimsel olarak tanımlanması yapılmıştır.

Telepati şu an ki zaman diliminde metafizik uzmanı Gökhan hani tarafından ispatlanmıştır. Teknolojinin ilerlemeyle beyin gizemlerinin bilinmesiyle birlikte telepati herkese ispatlanır. Örnek: radyo veya TV bir zamanlar hayaldi. Telepati günümüzde bazı kişilere göre hale daha hayaldir! Bu olay bilinç olayıdır.

Telepatiye neden olan etkenlerden bazıları:

1. teknolojik araç gereçlerden yayılan elektromanyetik etkenler

2. elektromanyetik ışınların etkileri

3. dünyamızın sahip olduğu manyetik alan etkileri

4. gizli güçler...

5. dünyada gezinti yapan iki âlem arasına sıkışmış ruhlar.

 6. ışık galaksilerinde var olduğuna inanılan dünya dışı fenomenler

7. enerji çalışmaların lliastre olgusu.

8. kozmik ve evrensel enerji Entegrasyonu

 9. bioplazmatik enerjilerin horoskoplar ile kırılmaları

10. dünyada saf ve doğal halde bulunan kristallerin enerjileri dağıtması.

11. parapsikolojik yeteneklere sahip kişilerin telepatik iletişim enformasyonu

12. ledünni ilminin telepatik bağlantıları

13. yüksek derecede karşılıklı sevgi yansıması

14. doğuştan gelen duyu görü, duyu işiti ve duyu koku yetenekleri; örnek parfüm filmi.

15. içgüdüsel anne ve çocuk sevgisi günümüzde dünya teknolojisi ve bilimin seviyesi iyi gibi görünmesine rağmen zararlı etkenleri de bulunmaktadır. bazı düşüncelere göre dünya teknolojisine ve dünya bilimine henüz ilkel gözüyle bakılmaktadır. Düşüncelerimdeki en büyük teknolojilerden biri görünmezlik ve saydamlık teknolojisidir!

Telepati Eğitimi 3 saat sürmekte olup,telepati eğitimi teorik olarak teknikler biçiminde ders olarak verilmektedir.Telepati eğitimini online (skype) üzerinden alabileceğiniz gibi birebir eğitimlere katılarak da telepati eğitimini teorik yöntemler dahilinde alabilirsiniz.Telepatik gücünüze inanıyor ve bu yetinizi geliştirmek istiyorsanız.Bizi aramayı unutmayın.